Perianal fissür mü yoksa fistül mü?

Anal bölge hastalıkları olan fissür ve fistül toplumumuzda oldukça sık görülen, birbirleriyle karışabilen ancak zaman zamanda birliktelik gösterebilen ve birbirini etkileyen hastalıklardır. Halk arasındaki tanımlamasıyla makat çatlağı olan fissür, makat bölgesinde oluşan yırtığa verilen isimdir. Perianal fistül ise makat bölgesinde apse oluşumu ile ortaya çıkan cilde uzanan kanal ya da kanalcıklara verilen isimdir.

Anal bölgede en sık görülen hastalıklar hemoroid, fistül ve fissürdür. Bunlardan perianal fistül, makat etrafında apse oluşumu ile ortaya çıkar, basit veya komplike olabilir. Komplike olanda kalın bağırsağın son kısmı olan rektum ile makat etrafındaki cilt arasında ince bir kanal oluşmuştur. Perianal fistülün bir ağzı (dış ağzı) anüs etrafında görülürken, diğer ağzı(iç ağzı) bağırsak içinde bulunur ve bu ağızlar bir kanal şeklinde birbiri ile birleşir. Yani kısaca perianal fistülde anal kanal ile makat etrafındaki cilt arasında istenmeyen bir yol oluşmuştur.

Basit fistüllerde ise makat etrafında oluşan apseler boşaldıktan sonra tam iyileşmemesi sonucu bir tünel oluşumu söz konusudur ve bu tünel ciltte ağızlaşır ve burada enfeksiyon devam eder.
Kişisel hijyen, anal travma, geçirilmiş anal bölge cerrahileri ve crohn gibi inflamatuar bağırsak hastalığı en sık sebepler arasındadır.

Perianal fistüller daha çok ofis çalışanlarında, bankacılar, pilotlar gibi uzun süre oturarak iş görenlerde ve obez kişilerde görülür. En sık 20-60 yaş arasında rastlanır ve erkeklerde 2 kat fazladır.

Makat etrafında şişlik, kızarıklık, kaşıntı, gelişen apseye bağlı olarak oturmakla ve tuvalet esnasında şiddetli ağrı, ateş, üşüme titreme, kötü kokulu akıntı en fazla görülen belirtilerdir.

Fizik muayene ile ve pelvik MR dediğimiz o bölgenin ilaçlı MR’ ı ve ihtiyaç halinde kolonoskopi ile tanı konur.

Yaşam kalitesini oldukça düşüren bu hastalığın tek tedavi yolu cerrahidir. Cerrahi eksizyon, lazer yöntemi, seton uygulama en sık uygulanan cerrahi prosedürlerdir. Bu hastalarda maalesef cerrahi sonrası nüks oranı yüksek olduğundan, cerrahide ana hedef, iltihap ve fistül traktını ortadan kaldırmak olmalıdır.

Fissür ya da makat çatlağı özellikle kabızlığın neden olduğu makat zorlanmalarında meydana gelen çatlaklardan oluşur. Geçici olabildiği gibi, 6 ay süreyle uzayan şikayeti bulunanlarda kronik hal de alabilir. Ağrılı dışkılama, yanma, kanama, şişlik tarzı belirtilerle kendini gösterir. Bazen bu ağrılı dışkılama o kadar fazla olur ki kişi, tuvalet ihtiyacını geciktirir ve bu da kişinin daha çok kabız olmasına yol açar. Yani süreç yaşam konforunu ciddi şekilde etkileyen kısır bir döngü halini alır. Detaylı bir fizik muayene ile tanı kolayca konulur. Tedavide ana amaç makatta zorlanmaya neden olan kabızlığın ortadan kaldırılmasıdır. Günlük lifli gıda ve su tüketimine oldukça dikkat edilmelidir. Şikayeti uzun süre olmayan hastalar düzenlenecek diyet ve lokal pomatlarla tedavi edilir. Ancak kronik hal almış çatlaklar küçük bir cerrahi operasyon gerektirir.

Görüldüğü gibi daha karmaşık bir yapı olan fistülde, fissür de mutlaka tedavi gerektiren anal bölge hastalıklarıdır. Aynı bölgenin hastalıkları olmasına rağmen ikisinin de tedavi yaklaşımları oldukça farklıdır. Yaşam konforunu ciddi şekilde etkileyen her iki hastalığında mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Unutmayın ki sağlık geç kalmayı affetmez.

Sağlıkla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.