‘Sizi duyamıyorum anlamamı sağlayın’

Ayşe Özdemir – Kanal D Ana Haber İşaret Dili Tercümanı olarak görev yapan ve Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nde öğrenim gören Venüs Asdemir, işitme engelli bir ailenin tek çocuğu. Memur anne – baba Elif ve Hayri Asdemir, 1999’da dünyaya gelen kızlarının işitme engelli olmayacağını doğumundan önce doktordan öğrenmişler. Türk İşaret Dili’ni çocukken öğrenen Venüs Asdemir sorularımızı yanıtladı. 

İşaret dilini nasıl öğrendin? 

İşitme engelliler bana Coda diyorlar, bunun anlamı annesiyle babası işitme engelli olan ve bu kültürde yetişen birey demek. Küçükken annem ve babam bende hep merak uyandırırdı. Kendileri ya da arkadaslarıyla olan iletisimlerini, yuz ifadelerini, jest ve mimiklerini izlerdim, ne konuştuklarını kendimce tahmin etmeye çalışır sonra ayna karşısına geçip onları taklit ederdim. İşaret dilini tam olarak hangi yaşta, nasıl öğrendiğimi hatırlamıyorum. Anneme sorduğumda sadece sürekli onları dikkatlice izlediğimi, kendi kendime anlamsız hareketler yaptığımı ama bana bu dili öğretmediklerini söylüyor. Sanırım insanın anadilini konuşmaya başlaması gibi bir durum. Ortaokula geldiğimde de veli toplantılarında anneme tercümanlık yaptığımı hatırlıyorum. 

Ailede konuşabileceğin kimse  yok muydu?

Anneannem işitme engelli değildi. Çocukluğumdan üniversite hayatıma kadar konuşan anneannemin varlığı en büyük şansım oldu. Evimizde işiten birey olarak sadece anneannem vardı. Kendimi annemle babama hep işaret diliyle ifade ederken, anneannemle doyasıya konuşabildiğim için topluma karşı bir eksiklik hissetmedim. Her sorumun cevabını emekli bir sınıf öğretmeni olan anneannemden öğrenebiliyordum, desteğini ve varlığını hep yanımda hissettim. Nur içinde yatsın, ona çok şey borçluyum. 

İşitme engelliler toplumsal hayatta ne gibi sorunlarla karşılaşıyorlar? 

İşitme engelli bireyler hayatın her alanında iletişim sorunu ile mücadele etmek zorunda kalıyor. Sağlık, eğitim, kamu kuruluşları, bankalar, tapu daireleri, noterler gibi aklınıza gelebilecek her yerde. Tabii en başta sağlık hizmetine erişimde güçlük çekiyorlar. Çünkü işaret dili tercümanlığı hizmeti veren hastaneler kısıtlı. Büyük şehirlerde yaşayanlar için sağlık hizmeti biraz daha erişilebilir olsa da küçük yerlerde yok denecek kadar az. Doktorlara kendilerini ifade etmekte çok zorlanıyorlar, bu yüzden yazarak iletişim kurulmaya çalışılıyor ama muayene süresinin kısa olması ve işitme engellilerin okuma yazma bilgisi doğru iletişim kurulmasına elverişli değil. Haliyle sağlıkta kamu hizmetlerinden rahatlıkla faydalanamıyorlar. Aslında onlar için bazı meslek gruplarında işaret dilinin temel seviyede bilinmesi bile yeterli olacaktır. 

Ulaşımda durum nasıl? 

Yine ulaşım alanında da ciddi sorunlarla karşılaşıyorlar. Çünkü bazı ulaşım araçlarında sadece anons yapılıyor, görsel hiçbir bilgilendirme olmayabiliyor. Bir örnek vermek gerekirse, işitme engelli bir arkadaşım havalimanında biletinde yazan saatte kapı numarası önünde beklerken anons yapılmış ve anonsta kapı numarasının değiştiği söylenmiş ama kendisi bu anonsu duyamadığı için uçağı kaçırmış. Havalimanlarında işitme engelli bireyler için tercümanlık desteği olması, bu gibi son dakika değişiklikleri, bilet satın alımı ya da iptali için iletişim kurulmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca şehirlerarası otobüs yolculuklarında da muavinler sesli olarak mola verildiğini söyler bildiğiniz gibi. Bu gibi durumlar, işitme engelli bireyler için oldukça zorlayıcı oluyor.” 

‘Farkındalık bekliyorlar’

“Günlük hayatta işitme engelli biriyle sohbet ederken sık sık başkalarının bakışlarına şahit oluyorum. İnsanlar ister istemez bize bakıyorlar ve merak ediyorlar. İşitme engellilere böyle durumlarda ne hissettiklerini sorduğumda, ilk zamanlarda rahatsız olduklarını ama sonra normal gelmeye başladığını söylüyorlar. ‘Keşke bizim dilimizi bilseler ve bizimle iletişime geçebilseler’ diyorlar. Şu an onlar için eskiye göre çok fazla sosyal sorumluluk projesi ve farkındalık bilinci var. Televizyon ve medya sektöründe onların diline de yer verilen reklam sayısının artışı, yerli diziler ve ana haberlerde çeviri hizmeti sunulması gibi sebeplerden dolayı çok sayıda kişi onların toplumuna karşı bilinçli ve işaret dilini öğrenmeye istekli.”

‘Kültürel eksiklik hissediyorlar’

“İşitme engelliler, kültürel anlamda turistik gezilere ya da müze, tiyatro gibi etkinliklere katılmak istediklerinde tercümanlık desteğine ihtiyaç duyuyorlar.

Bu tür etkinliklerde bulunmak duyamamaları sebebiyle onlara sıkıcı gelebiliyor. Bu yüzden kendilerini kültürel bakımdan da eksik hissedebiliyorlar. Bu gibi faaliyelerde Türk İşaret Dili’ni bilen bir rehber, onların iletişim
sorununu ortadan kaldırabilir.”

‘Her yerden arkadaş ediniyorlar’

“İşitme engelliler, aynı durumdaki diğer kişilerle çok kolay arkadaş olabiliyorlar. Dışa dönükler ve kendi aralarında sosyaller. Bu yüzden başka şehirlerden hatta başka ülkelerden arkadaşları olabiliyor. Alanya’da yaşarken bizi yolda gören Rus asıllı işitme engelli aileyle tanışıp dost olduk ve onlar daha sonra bizi Rusya’da ağırladılar.”

‘Kendilerine özgü bir kültürleri var’

“Çoğu engelli bireyin eğitim hayatı karşılaşılan engeller nedeniyle fazla uzun sürmüyor maalesef. Buna bağlı olarak okuma yazmada ve iletişim kurmada güçlükler yaşıyorlar. Ama öte yandan işitme engellilerin kendilerine özgü bir kültürleri var. Mesela bizler, genelde akşam 10’dan sonra çok acil olmadıkça başka birini telefonla aramaktan çekiniriz. Çünkü aradığımız kişiyi rahatsız edeceğimizi düşünürüz. Ama onlar bu konuda çok rahatlar. Sizi günün her saatinde görüntülü arayabilirler. Önemli bir konu olmasına gerek yok, sadece konuşmak için bile olabilir.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.